Ayşe Naime (Kor) Altuntaş
TEDAVİLER
 
 
 
Koruyucu Dişhekimliği

 

 

Diş fırçalama ve diş ipi kullanımı: Video: www.youtube.com/watch


Doğru diş ipi kullanımı: Video: www.youtube.com/watch


 

Arayüz fırçası kullanımı: Video: www.youtube.com/watch

 

 

 

ÇOCUKLARDA KORUYUCU DİŞHEKİMLİĞİ

 

Koruyucu dişhekimliği, pedodontinin temel taşıdır ve ağızda ilk dişin sürmesiyle başlayıp yaşam sonuna kadar süren bir kontrol/tedavi kavramıdır. Oluşabilecek problemleri erken zamanda tespit edip bunlara önlemler alınması birincil hedeftir, sürekli ve düzenli kontrollerin yapılması başarının anahtarıdır.

 Koruyucu dişhekimliğinin anlamı; sorunsuz diş ve çene yapılarına sahip, mutlu, sağlıklı gülebilen, konuşabilen çocuktur. Aileler için ise; daha kolay, daha ucuz ve daha az zaman demektir.

 

Ağız Hijyeniği

 

Çocuğunuz 6-8 aylıkken (yani ilk dişler ağıza sürdüğünde), temiz bir tülbent veya gazlı bez ile diş yüzeylerinin temizleme işlemine başlanmalıdır.

Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5 - 3 yaşında) başlanması uygundur.

Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen veya kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzleri ve çiğneyici yüzeylerinin de temizlenmesi gerekir. Bu nedenle fırçalama okul çağına kadar Anne-Baba yardımı ve gözetiminde olmalıdır.

Çocuğun diş fırçası, yaşına ve ağız büyüklüğüne uygun olmalıdır. Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce, sadece üçer dakikalık etkili bir fırçalama işlemi yeterlidir. Her iyi alışkanlık gibi diş fırçalama alışkanlığı da çocukluk döneminde kazanılacaktır.

 

 

Dişlerin Çürüğe Karşı Güclendirilmesi: Fissür örtücüler & Fluorid uygulamaları

 

Koruyucu uygulamalar içerisinde en yaygın ve etkili olanlardan birisi; "FİSSÜR ÖRTÜCÜ" dediğimiz malzemedir. Diş çürükleri genellikle azı ve küçük azı dişlerinin, çiğneyici yüzeylerinde bulunan "fissür" adı verilen oluklarda başlar. Bu malzemeyle olukların üzeri kapatılıp, o bölgeye mikrop, yemek artığı vs. nin sızması engellenerek çürük başlaması önlenir. Bu işlem henüz çürük başlamadan yeni sürmüş olan tüm azı ve küçük azı dişlerine uygulanmalıdır.

Çürüğü engellemenin başka bir yolu da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmaktır. Dişlere yüzeysel "FLUORİD" uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır. Çocuklar için jel, gargara, vernik gibi çeşitli formları ve çilekli, kayısılı, portakallı gibi çeşitli tatları mevcuttur. Hekim kontrolünde 6 aylık periyotlarla uygulanır.

 

 

 

 

 Diş Çürükleri  ve Restorasyonları

 

Süt dişlerinde meydana gelen çürük lezyonlarında dişin düşme yaşı, çürüğün derinliği ve oluşan doku  kaybına bağlı olarak yapılacak tedavi şekline karar verilir. Dişler dolgu maddeleri yada paslanmaz çelik kuronlarla restore edilebilir. Sürekli dişlerde görülen çürük lezyonları da çeşitli dolgu maddeleriyle tedavi ve restore edilebilir.

 

Diş Enfeksiyonları

 

Diş dokusu canlılığını kaybettiğinde, ağrı ve şişliğe neden olabilir. Dişin canlılığını kaybetmesi, diş çürüğü veya dişe gelen bir travma sonucunda gerçekleşebilir. Dişte meydana gelen renk değişikliği ya da ilerlemiş çürükler, enfeksiyonun habercisi olabilir.

Enfeksiyon, hem süt dişlerinde hemde sürekli dişlerde görülebilir. Kanal tedavisi ya da dişin çekiminden önce antibiyotik kullanımı gerekebilir. Enfeksiyonlar sonucunda dişin her zaman çekilmesi gerekmez. Dişte yaralanma ya da çürükten şüphe duyulduğunda en kısa sürede diş hekimine başvurulmalıdır. 

 

 

Sağlıklı ağız-diş yapısı için temel unsurlar

 

Bebekler asla biberon ile uyutulmamalıdır.

Emzik kullanımına bir yaş civarında son verilmelidir.

 6 ay ile 2 yaş arası dönemde bebek, diş hekimine ilk ziyaretini yapar. Ebeveyn bebeğin ağız boşluğunun nasıl temizleneceğini öğrenir, bebek de bu konudaki ilk temasıyla tanışır.

Diş hekimi ile erken ve henüz sorun yokken tanışmalı. Altı aylık rutin kontroller büyük sorunların oluşmasını önler. Yüksek çürük riski olan ve karışık dişlenme dönemindeki çocuklar (6-12 yaş) diş hekimi gerek görürse üç ayda bir kontrol edilmelidir.

Dişler çıkar çıkmaz bunların fırçalanmasına başlanmalıdır. Çocuk 7-8 yaşına kadar diş fırçasını etkin bir şekilde kullanamadığı için ebeveyn yardımı ve gözetiminde dişlerini fırçalamalıdır.

Beslenmenin düzgün olması, diş sağlığının temel unsurlarından biridir.

Sürekli dişlerin çıkmasıyla birlikte fissür örtücü (fissür sealant) ve fluorid uygulamaları gibi çürüğe karşı koruyucu tedavilere başlanmalıdır.

Çocuklar 7-9 yaşlarında ortodontik açıdan muayene edilmelidir. Zamanından önce çekilen bir süt dişinin yeri sürekli diş gelinceye kadar mutlaka yer tutucular ile korunmalıdır.

 

Çocuklar için sağlıklı beslenme nasıl olmalıdır?

 

Sağlıklı beslenme çocuğunuzun büyüme ve gelişimi için gerekli protein, karbonhidrat, vitamin gibi ana besin gruplarının dengeli bir şekilde alınmasıdır, dengeli beslenme çocuğunuzun genel vücut gelişimini etkilediği gibi diş sağlığının da temel unsurlarındandır.

Ağız ortamı steril değildir ve zararlı-zararsız milyonlarca bakteri bizimle beraber yaşamaktadır.

Bunların tamamen uzaklaştırılması tat alma hissimiz bozulacağından mümkün değildir. Bu bakteriler diş ve diş etleri üzerindeki yediğimiz yiyeceklerden arta kalan besin plağı ile beslenirler. Ancak problem şudur ki; bakterilerin atığı asidiktir ve bu asit ortam dişlerin çürümesine sebep olur. Özellikle şekerli yiyecekler mikroorganizmalar tarafından kolay ve hızla aside dönüştürülebildiğinden çürük riskini artırmaktadırlar. 21. yüzyılın çocukları ihtiyaçlarının 3 katı şeker tüketmektedirler,

Diş çürümesini önlemek için aşağıdaki ipuçları yararlı olabilir.

Aldığınız şeker ve karbonhidrat miktarını denetleyin. Bu, hiçbir zaman kendinizin ve çocuğunuzun dondurma, kek, turta ya da şeker yemesine izin vermeyin demek değildir. Yediğiniz şeker miktarından ziyade, nasıl ve ne zaman yediğiniz daha önemlidir. Öğünler arasında yenilen tatlılar öğünde yenenlere nazaran daha çok zarar verir.

Atıştırmalık yapışkan yiyeceklerden uzak durun. Şeker, karamel, cips gibi yiyecekler dişlerinize yapışır. Bunları yedikten sonra 20 dakika içinde dişlerinizi fırçalayın (bakteri, diş çürümesine neden olan asidi bu süreden sonra üretmeye başlar) ya da ağzınızı su ile çalkalayın.   

Atıştırdığınız yiyecekleri dikkatle seçin. Diş çürümesine neden olan yiyecekleri öğün aralarında yemek, aynı yiyecekleri öğünde yemekten daha zararlıdır. Gün boyunca azar azar atıştırmak bakterinin dişiniz üzerinde sürekli asit bulundurmasına izin verir.

Sürekli şekerli, asitli içecekler içmeyin. Bunları tüketirken pipet (kamış) kullanarak dişlerle temasını azaltın.

Sakız çiğnemek faydalıdır, tükürük salgılanmasını artırdığından ağızdaki asidik ortamın daha hızlı normale dönmesini sağlar. Ancak şekersiz veya diş dostu sakızlar tüketilmelidir.

 

Çocuklarda Ağız ve Diş Yaralanmaları

 

Düşme, çarpma, trafik kazaları, spor yaralanmaları gibi travmalar sonucunda, dental dokularda; dişin sallanması, diş-kök kırıkları, dişin tamamen yerinden çıkması, yumuşak doku yaralanmaları, çene kemiğinin kırılması gibi çeşitli derecelerde yaralanmalar meydana gelebilir. Bu derecelerde bir yaralanma söz konusu olduğunda travmaya maruz kalan dişin süt veya sürekli bir diş olup olmadığına bakılmaksızın hiç zaman kaybetmeden diş hekiminiz ile temasa geçin. Varsa kırık diş parçalarını saklayın, bu parçaları yerlerine yapıştırmak mümkündür. Diş tümüyle yerinden çıkmışsa; dişi bulun, köküne mümkün olduğunca dokunmadan alın ve diş hekimine gidene kadar dişi tükrük, süt veya serum fizyolojik içinde muhafaza edin. Eğer şartlar uygunsa diş tekrar yerine yerleştirilerek ağızda tutulabilir.

Özellikle futbol, basketbol, boks, bisiklet, rollerblade gibi spor daları ile ilgilenen çocuklarda, oluşabilecek ağız yaralanmalarını ve diş kırıklarını önlemek için uygulanacak en uygun yöntem dişlik (mounthguard) kullanmalarını sağlamaktır.

 

 

ERİŞKİNDE KORUYUCU DİŞHEKİMLİĞİ


Ağızda, diş ve çevre dokuları ile mevcutsa ağız içi protezleri düzenli ve doğru şekilde temizlemek gerekir. Böylece sağlanan hijyen sayesinde çeşitli diş ve dişeti hastalıklarının önlenmesinin yanı sıra tat alma duygusu da iyileştirilmektedir.
Kişi kendi ağzında her detayı göremez, dolayısıyla 6 ayda 1 dişhekimine ağız hijyenini kontrol ettirerek olası problemleri erken teşhis ettirmiş olur.
Planlı hamilelikten önce, hamilelik döneminde stresten uzak, rahat ve huzurlu olmanız için, ağız sağlığınızı mutlaka bir dişhekimine kontrol ettirmelisiniz. Mevcut ağız içi sorunlar hamilelik süresince normalden daha hızlı ilerler ve bu dönemde ağız içi uygulamalardan kaçınılmaktadır.
Ağız içi kanser muayenesi bir başka önemli konudur. Dişhekimi sadece dişe bakmaz, dişin çevresindeki tüm yumuşak dokuları da kontrol eder. Kızarıklık, kanama, acı, ısı değişikliklerine duyarlılık gibi rahatsızlıklar günlük çiğneme fonksiyonlarında başlamış ve iki haftadan uzun sürmüşse mutlaka dişhekimi kontrolü gereklidir. Herhangi bir kanser lezyonu dişsiz ağızda da ortaya çıkabilir.
Ayrıca, hastaların kullandığı protezlerin de belli aralıklarla dişhekimi tarafından temizlenip cilalanması gereklidir.

Koruyucu dişhekimliği uygulamaları, tedavi edici dişhekimliği uygulamaları ile karşılaştırılınca, erken teşhis ve tedaviler olduğu için maliyeti daha düşük, daha az kapsamlı ve daha kısa süreli uygulamalardır

Tüm Hakkı Saklıdır © 2019 - Bu sitede kullanılan tüm içeriklerin telif hakları "Ayşe Naime (Kor) Altuntaş'a" aittir.

‘Bu web sitesinin içeriği, kullanıcıyı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır, hiçbir ticari amaç taşımaz. Bu sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu web sitesinin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.’