Ayşe Naime (Kor) Altuntaş
TEDAVİLER
 
 
 
Ortodonti

Ortodonti Nedir?

 

Dişler ve çenelerdeki düzensizliklerin teşhisini, önlenmesini ve tedavisini içeren bir uzmanlık dalı olan ortodonti, latincede ‘düzgün diş’ anlamına gelmekte ve halk arasında da tel tedavisi olarak bilinmektedir.

Ortodontik tedavilerdeki amaç; dişlerde daha iyi bir kapanış ilişkisi, düzgün çene fonksiyonu ve daha iyi bir yüz estetiğinin sağlanmasıdır.

 

OrtodontikTedavinin Önemi

 

Ortodontik tedavi ile dişler çene kemiği üzerinde düzgün bir şekilde yerlerini alırken kapanış bozukluklarından kaynaklanan çene eklemi, baş, boyun ya da başka organlara yansıyan ağrılar yok olabilir. Kişiye iyi bir çiğneme fonksiyonu kazandırılarak özellikle mide problemleri gibi sindirim sistemiyle ilgili sorunlar giderilebilir. İyi konuşmak ve sesleri doğru çıkarabilmek için, düzenli bir diş-çene ilişkisine sahip olmak gereklidir. Konumlarında bozukluk olan dişlerin tam olarak temizlenebilmesi mümkün değildir. Tam temizlenemeyen dişler ise çürük adayıdır. Ortodonti dişleri düzgün sıralarken, dişlerinize daha iyi bakım yapabilmenizi sağlar, böylece çürük riski azalmış olur. 

 

Niçin ortodonti tedavi?

 

1) Çene problemlerinin düzeltilmesi ile daha iyi bir estetik ve fonksiyon sağlamak

2) Dişlerin düzeltilmesi ile temizlenebilirliğinin kolaylaşması ve dişeti problemi ve çürük riskinin azaltmak

3) Daha etkileyici ve kendine güvenen bir gülüş sağlamak,

4) Çiğneme, yutkunma ve konuşma fonksiyonunu iyileştirmek,

5) Özgüvenin artması ile bireylerin okulda, işte ve sosyal hayatta daha başarılı olmasını sağlamak

 

Ortodontik bozuklukların nedenleri nelerdir?

 

a) Genetik faktörler

b) Çapraz kalıtım

c) Yer kayıpları: süt dişlerindeki çürükler  tedavi edilmemiş, zamanından önce dişler çekilmiş ve yer tutucu uygulanmamış  ise daimi dişler sürecek yer bulamayabilir ve çapraşıklık oluşur.           

d) Kötü alışkanlıklar: Parmak emme, bebeklik yutkunmasının devam etmesi, dudak emme, kalem ısırma gibi kötü alışkanlıklar diş ve çene yapılarının gelişiminde  bozukluklara neden olabilmektedir.

e) Uzun süreli ve tekrarlayan bademcik iltihabı, burun kemiğinde eğrilik, burun ve geniz eti varlığı  da çene kemiklerinin şekillenmesine engel olup ortodontik  probleme neden olabilir.

f) Bazı kas bozuklukları: Çiğneme, konuşma ve yutkunma kaslarının yanlış veya yetersiz kullanılması çene gelişimini etkileyebilir.

 

Tedavide en uygun zaman nedir?

 

Ortodontik problemle ilk karşılaşıldığında veya şüphelenildiğinde  ilk ortodontik değerlendirmenin 7 yaşından önce yapılmasını tavsiye edilir. Bu yaşlarda birinci daimi azı dişleri (6 yaş dişleri) ve daimi kesici dişler genellikle ağızdadır. Bu dönemde çapraşıklıklar, ters kapanış olguları, yer darlığı ve diğer problemler değerlendirilebilir. Bazı problemler ne kadar erken yaşta fark edilip düzeltilirse olumsuz etkileri daha az olacaktır. Erken tedavi sayesinde parmak emme, anormal yutkunma ve konuşma problemleri çok daha iyi değerlendirilip tedavi edilebilmektedir.

7-12 yaş arası çocuklarda uygulanabilecek tedavi yöntemleri şunlardır:

Erken süt dişi kayıplarında yer tutucu uygulanarak mevcut yerin korunması

Parmak emme, dil itme gibi kötü alışkanlığı olan çocuklarda alışkanlık kırıcı apareylerin uygulanması

Tek diş çapraz kapanış olgularında hareketli apareyler kullanılarak dişin uygun pozisyonuna getirilmesi

Alt çenenin önde konumlandığı durumlarda çenelik kullanılmı ile çene büyümesinin yönlendirilmesi

Üst çene darlığına bağlı olarak alt çene geride konumlanıyorsa,alt çene gelişimine izin vermek amacıyla üst çene genişletmesinin gerçekleştirilmesi

Alt veya üst çenenin gelişim probleminden kaynaklanan iskeletsel sorunların tedavisinde ise en uygun tedavi zamanı büyüme gelişimin atılım yaptığı ergenlik öncesi dönemdir ki 11-15 yaş arasıdır.  Bu dönemdeki  tedavi, ileri yaşlarda yapılacak olan cerrahi girişimli ortodontik tedavi gereksinimi ortadan kaldırabilir.

Sadece dişsel problemler varlığında ise süt dişlenmenin tamamlanıp daimi dişlenmeye geçilmiş olması yeterlidir. Böyle durumlarda her yaşta tedavi mümkündür. Ancak ilerleyen yaşla birlikte kemik yoğunluğu artacağından diş hareket süresi uzamakta ve bununla paralel olarak da tedavi süresi uzayabilmektedir.

Ortodontik tedavilerde en aktif tedavi zamanlaması 10-13 yaşları arasıdır.

 

Ortodontik anomaliler

 

Ortodontik anomalileri, iskeletsel anomaliler ve dişsel anomaliler olarak 2 ana başlık altında toplamak mümkündür.

 

İSKELETSEL ANOMALİLER

 

Alt ve üst çene kemiklerinin biribirleriyle ve kafa kaidesi ile ilişkilerinin bozulması sonucu iskeletsel kökenli ortodontik anomaliler meydana gelirler.

Ön-Arka Yöndeki iskeletsel Anomaliler

İskeletsel sınıf I anomali: Bu anomalide alt ve üst çenenin birbirlerine göre konumu normal iken kafa kaidesine göre konumları önde veya geridedir.  Ayrıca kemik kaidede hiçbir anomali olmadan çeşitli çeneiçi ve çenelerarası dişsel anomalilerin kombinasyonları söz konusu olabilir

İskeletsel sınıf II anomali: Bu anomalide alt çene kafa kaidesine göre geride yada üst çene kafa kaidesine göre önde olmakla birlikte iki durumun kombinasyonu şeklinde de olabilir. Bireylerde konveks profil mevcuttur.

İskeletsel sınıf III anomali: Bu anomalide alt çene kafa kaidesine göre önde  yada üst çene kafa kaidesine göre geride  olmakla birlikte iki durum birlikte de olabilir. Bireylerde konkav profil mevcuttur.

 

Dik Yöndeki iskeletsel Anomaliler

 

İskeletsel Derin Kapanış: Bu anomalide çenelerin dik yön gelişimi yetersiz olup yüzün alt üçte birlik kısmı daha kısa görünümlüdür.

İskeletsel Açık Kapanış: Bu anomalide çenelerin dik yön gelişimi aşırı olup yüzün alt üçte birlik kısmı daha uzun görünümlüdür. Bu olgularda yalnız ön açık kapanış olduğu gibi, hem ön hem de yan açık kapanış görülebilir. Örneğin kapanış durumunda sadece alt ve üst ikinci azı dişler temasta olup, diğer dişlerin tümü açık kapanış gösterebilirler.

 

DİŞSEL ANOMALİLER

 

Çene İçi Anomaliler

 

Yer fazlalığı (Diastema): Eğer bir diş kavsinde bütün dişlerin düzgün bir şekilde sıralanmaları için yeterinden fazla yer varsa, dişler arasında aralıklar oluşabilir. Bir çenedeki birbirine komşu iki diş arasındaki aralığa "diastema" denir. Diastema en sık üst orta kesici dişler arasında görülür. Bu bölgede oluşan diastemaların sebebi çoğunlukla, dudak frenilum denilen bağ dokusu ataçmanının uzun olmasıdır.

Yer Darlığı (Çapraşıklık): Eğer çene kemiği üzerinde bütün dişlerin düzgün bir şekilde sıralanmaları için yeterli yer yoksa, dişler sıkışık, çapraşık bir şekilde sıralanırlar. Dişlere dönüklük ve farklı pozisyonlarda sürmeler görülebilir.   Çeneler Arası Anomaliler Burada alt ve üst dişlerin, diş gruplarının veya diş kavislerinin karşılıklı anormal ilişkileri söz konusudur.

 

Ön-Arka Yöndeki Anomaliler  (Angle Sınıflaması)

 

Angle   Sınıf I Anomali (class I malocclusion): Angle sınıf I anomalilerde normal sınıf I kapanış vardır. Alt ve üst diş kavislerinde yer eksikliği, yer fazlalığı görülebilir. Dik yönde açık kapanış, sağ-sol (transversal) yönde yan çapraz kapanış görülebilir.  

Angle Sınıf II Anomali (class II malocclusion):  Normal kapanışla (sınıf I) kıyaslandığında, üst altı yaş dişlerine göre alt altı yaş dişleri daha geri konumda bulunuyorsa  Angle  sınıf II  kapanış var demektir. Angle sınıf II  kapanışta üst dişler  bir küçük azı diş genişliği kadar öne kaymıştır.

Angle  Sınıf III Anomali (class III malocclusion): Normal kapanışla (sınıf I) kıyaslandığında, alt altı yaş dişlerine göre üst altı yaş dişleri daha geri konumda bulunuyorsa  Angle sınıf III  kapanış var demektir. Angle sınıf III kapanışta alt dişler  bir küçük azı diş genişliği kadar öne kaymıştır.

 

Dik Yöndeki Anomaliler

 

Açık  Kapanış: Alt ve üst çenedeki diğer dişler kapanış halindeyken, alt ve üst dişlerden bazılarının birbirine temas etmeyerek aralarında dik yönde çeşitli ölçülerde açıklık olması durumuna açık kapanış denir.  Açık kapanış ön veya yan bölgede görülebilir. Ön açık kapanışlarda hastalar ısırma işlemini gerçekleştiremez.

Derin Kapanış: Açık kapanışın aksine, üst dişler alt dişleri aşırı şekilde örtmüştür. Dişlerin ön bölgedeki kapanışları bazen o kadar artmış olabilir ki, alt kesici dişler damak mukozasina temas ediyor olabilirler. Buna bağlı olarak çenenin her kapanışında alt kesici dişler, ön damak dokularının tahrişine, yaralanmasına neden olabilirler.

Çapraz Kapanış: Ön bölgede tek dişte, diş gruplarında ve yan bölgede darlığa bağlı olarak görülebilir. Çoğunlukla çenelerin gelişimini olumsuz olarak etkiler.

Orta Hat Uyumsuzluğu: Üst dişlerin orta hattı ile alt dişlerin orta hattının aynı düzlemde olmadığı durumdur. Genelde arka bölgede kapanış bozukluğu buna eşlik eder.

 

Tedavi yöntemleri

 

Ortodontide problemler ve beklentiler bireyden bireye farklılık göstermektedir. Kişinin kendisinin takıp çıkarabileceği hareketli apareyler ve doktor tarafından dişlere yapıştırılan sabit apareyler olmak üzere temel olarak iki çeşit tedavi yöntemi vardır. Bu nedenle hastaya en uygun tedavi şeklinin belirlenmesi gerekmektedir.

Hareketli apareyler karma dişlenme döneminde basit tedavilerin uygulanmasında kullanılmaktadır. Fonksiyonel apareyler de hareketli olarak kullanılan apareylerdir. Bu apareyler, büyüme gelişim dönemindeki bireylere, çenelerin yönlendirilmesini sağlamak amacıyla uygulanır.

Sabit braketler ise dişin ön yüzeyinden takılan metal ve estetik teller olarak ikiye ayrılabilir.

 

Sabit ortodontik tedaviler çekimli ve çekimsiz tedaviler olarak sınıflandırılabilir:

 

Çekimli Tedaviler

 

Ortodontik bozuklukların büyük kısmı, diş boyutlarının çene büyüklüğü ile uyumsuz olmasından kaynaklanır. Bu sorun çok şiddetli değilse çene genişletmeleri ya da dişlerin sağ ve sol yanlarından törpülemeler yapılır. Sorunun daha da şiddetli olması durumunda ise diş çekimi gündeme gelebilir. Genellikle ortodontik tedavi gören hastaların %30-40 civarında bir oranda diş çekimi yapılması gerekmektedir.

Şiddetli çapraşıklık, arka bölgede kapanış bozuklukları, orta hat uyumsuzluğu ve açık kapanış gibi daha komplike problemleri olan hastalarda çekimli tedaviler tercih edilmektedir. Çekimli tedavilerde genellikle 1. küçük azı dişleri çekilir. Bunun sebebi, bu dişlerin genellikle çapraşıklık bölgesine yakın olmaları, çenenin her iki tarafında 2'şer adet bulunmaları ve çekimlerinin estetik olarak rahatsızlık vermemesidir. Diş çekimleri ile kazanılan boşluklar, sıralanma problemi gösteren dişlerin düzeltilmesi için kullanılır.

 

Çekimsiz Tedaviler

 

Hafif çapraşıklığı ve dişsel problemi minimum olan hastalarda çekimsiz tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. En kısa tedavi süresi ortalama 6 aydır. Bu tedaviler genellikle hareketli apareyle yapılan tedaviler veya basit çekimsiz sabit tedavilerdir. Sabit ortodontik tedavilerde ortalama süre 1,5-2 yıldır. Daha uzun süren tedaviler de olabilmektedir. Genellikle apareylerini kullanmada sıkıntısı olan bireylerde tedavi süresi uzamaktadır.

Ortodontik tedavi süresince aylık kontrollerle 4-5 haftada bir hastalar takip edilir. Apareylerde ve tellerde gerekli uyumlamalar yapılır.

 

Ortodontide kullanılan apareyler

 

Ortodontik tedavide kullanılan apareyler; ağız dışı ve ağız içi apareyler olmak üzere iki gruba ayrılabilir:

 

AĞIZ DIŞI APAREYLER

 

1) Headgear (enselik): Üst çene gelişiminin aşırı olduğu olgularda, hem üst çene gelişimini frenlemek hem de üst dişleri geriye hareket ettirmek amacıyla kullanılır. İskeletsel etki elde etmek için büyüme gelişim döneminde kullanılmalıdır.

2) Reverse headgear, Face mask(yüz maskesi): Üst çene gelişiminin yetersiz olduğu olgularda üst çeneyi ve üst dişleri öne almak amacıyla kullanılır. İskeletsel etki elde etmek için en uygun dönem 9-11 yaşları civarıdır. Üst çene genişletilmesiyle birlikte uygulandığında daha etkili olduğu düşünülmektedir.

3) Chin cup (çenelik): Alt çene gelişiminin aşırı olduğu durumlarda büyümeyi yavaşlatmak ve geriye doğru yönlendirmek amacıyla kullanılır. Alt çenenin büyük olduğu fark edildiği andan itibaren kullanılmaya başlanmalıdır. Ancak aşırı olgularda çok etkili değildir.

 

AĞIZ İÇİ APAREYLER

 

Bu apareyler, hareketli apareyler, fonksiyonel apareyler, hızlı genişletme apareyi ve retansiyon apareyleri olarak sınıflandırılabilir.

1) Hareketli apareyler: Genellikle karma dişlenme döneminde basit diş hareketleri elde etmek amacıyla kullanılırlar. Yavaş genişletme apareyi, cross apareyi, distalizasyon apareyi bunlara örnek olarak verilebilir.

2) Fonksiyonel apareyler: Büyüme gelişim döneminde çenelerin büyümesini yönlendirmek amacıyla kullanılırlar. Hareketli ve sabit olanları mevcuttur.

2.1) Hareketli fonksiyonel apareyler: Hasta tarafından takıp çıkarılabilmeleri dezavantajdır. Ancak bu apareyler ile sabit olanlara nazaran daha çok iskeletsel etki elde edilir.

Monoblok: Alt çenenin geride olduğu veya çene kayıklığı bulunan olgularda kullanılan ve tek parça halinde olup her iki çeneyi kavrayan bir pareydir.

Twin Blok: Alt çenenin geride olduğu vakalarda, alt çenenin öne alınması amacıyla kullanılan ve iki parçadan oluşan bir apareydir.

2.2) Sabit fonksiyonel apareyler: Sabit olmaları avantaj olmakla birlikte iskeletsel etki elde etmek daha zordur.

Forsus fatigu: Aktif elemanı yay olan sabit fonksiyonel apareydir. Alt ve üst arkta bulunan teller vasıtasıyla uygulanır.

Herbst: Piston sisteminden oluşan rijit bir apareydir. Dişlerin kronlanmasıyla uygulanır.

Jasper Jumper: Esnek yaydan oluşan bir sabit fonksiyonel apareydir.

Hızlı genişletme apareyi: Üst çenenin dar olduğu olgularda üst çeneyi iskeletsel anlamda genişletmek amacıyla kullanılır. 9-15 yaşları arası apareyin en etkili olduğu dönemdir. Daha ileriki yaşlarda da kullanılabilmekle birlikte yaş ilerledikçe iskeletsel etkiden ziyade dişsel etki elde edilmektedir.

Retansiyon apareyleri: Ortodontik tedavinin ardından dişlerin eski poziyonlarına dönmesini engellemek amacıyla kullanılırlar.

Lingual Retainer (LR): Dişlerin arkasına yapıştırılan sabit tellerdir. Temizlenebilirliği zordur ancak hasta kullanımına bağlı olmaması avantajdır. En az 5 yıl ağızda kalması gerekmektedir, ömür boyu kalması da uygundur.

Hawley: Akrilden yapılan hareketli plaktır. Sabit olmaması temizlenebilirliğini kolaylaştırır ancak hasta kooperasyonu gerektirir. Genellikle tedaviden sonra 2 yıl kullanımı uygundur. İlk 8 ay; tüm gün (24 saat), sonraki 8 ay; geceleri (12 saat), son 8 ayda da; 2 gecede 1 (12 saat) kullanımı uygundur.

Essix Plak: Essix maddesinden yapılan şeffaf plaktır. Yapımı kolay, estetik, hasta kooperasyonuna bağlı apareylerdir. Şeffaf olmasından ötürü hastalar tarafından tercih edilmektedir.

Positioner: Özellikle fonksiyonel tedavilerin pekiştirmesinde kullanılan bir apareydir. Tek parça halinde olup her iki çeneyi kavrayan şeffaf plaktır.

 

Braket çeşitleri

 

METAL BRAKETLER

 

Günümüzde yaygın olarak kullanılan metal braketler paslanmaz çelik materyallerden üretilir. Yüksek kaliteli bu braketler daha önce piyasaya çıkanlara göre daha küçük, daha rahat ve daha çekicidir. Metal braketlerin üzerine özellikle çocuklarda çeşitli renklerde lastik ligatürler takılarak ortodontik tedavi motivasyonu arttırılıp tedavinin daha eğlenceli sürmesi sağlanabilir. Bu braketlerin fiyatlarının daha uygun olmaları da bir avantajlarıdır.

 

KAPAKLI BRAKETLER

 

Diğer braket tiplerine göre en üstün özelliği elastik ya da çelik bağların kullanılmamasıdır. Böylece kontrol randevuları daha kısa sürmekte ve 3-4 haftada bir gerçekleşen aylık kontrol seansları 5-6 hafta şeklinde düzenlenebilmektedir. Birçok firmanın kapaklı üretim braketleri mevcuttur.

 

ESTETİK BRAKETLER

 

Metal braketlerin estetik olmayan görüntüsünden dolayı firmalar braketlerde daha estetik olanı aramaya yönelmişlerdir. Bu sebeple estetik braketler ortaya çıkmıştır. Yetişkin hastalarda ya da gençlerde bu nedenle tercih edilmektedir. Estetik braketlerin de çeşitli malzemelerden yapılan tipleri mevcuttur.

 

Seramik Braketler

 

Yarı şeffaf malzemeden yapılır. Sadece çok yakından belli olurlar. Bu braketlerin kırılgan olmaları, dişlerde aşındırma oluşturma ihtimallerinin olması ve sürtünmenin fazla olması dezavantajlarıdır. Sürtünmenin azaltılması amacıyla braket oluklarının metal ya da altından yapılmış olanları mevcuttur. Bu da maliyeti arttırmaktadır.

 

Kompozit Braketler

 

Kompozit dolgu materyalinden yapılan bu braketler seramik olanlara kıyasla daha ucuz olmakla birlikte aşınmaya karşı dirençlerinin düşük olması ve zamanla renginin sararması dezavantajdır. Bu nedenle seramik braketler daha çok tercih edilmektedir.

 

Safir Cam Braketler

 

Günümüzdeki en estetik braketlerdir. Estetik braketler içinde en pahalı olanlarıdır.

 

LINGUAL BRAKETLER

 

Dişlerin dile bakan iç yüzeyinden takılan braketlerdir. Böylece teller görünmez. İç tarafa takıldığı için oldukça estetik braketlerdir. Estetik bir yöntem olmakla birlikte tedavi süresi daha uzun olup braketler dil tarafında yer aldığından konuşmada bozukluklara ve dilde yaralanmalara sebep olabilir. Son dönem teknolojiler kullanılarak braketlerin dişlerin hangi kısımlarına yapıştırılacağının belirlenmesi ve bazı sistemlerde bireye özgü tellerin üretilmesi nedeniyle oldukça pahalı bir tedavidir.

 

Erişkinlerde ortodontik tedavi

 

Özellikle sadece dişlerden kaynaklanan ortodontik problemlerin tedavisinde yaş sınırlaması yoktur. Artan yaşın tedavi süresini uzatması ve tedaviyi biraz zorlaştırması mümkün olabilir; ancak her yaşta ortodontik tedavi ve diş hareketi mümkündür. Özellikle son zamanlarda ortodonti kliniklerindeki hastaların çoğunluğu erişkin gruba girmektedir. Ortodontik tedavi materyallerindeki gelişmelerle birlikte erişkin ortodontisi de yaygınlaşmaktadır. Özellikle seramik braketler daha estetik olmaları nedeniyle tercih edilebilmektedir. Ayrıca son dönemde lingual sistem ve şeffaf plaklar da uygun vakalarda tercih edilebilmektedir.

Güzel bir gülümsemede bireylerin düzgün dişlere sahip olmasının önemi büyüktür. Öyle ki çoğu bireyin gülüş ve konuşma esnasında elleriyle ağızlarını kapattıkları ve bunun sosyal yaşamlarını olumsuz etkilediği gözlenmektedir. Bu nedenle tedaviyle güzel bir gülüşe kavuşmak bireylerin yaşam kalitesini de arttıracaktır.

 

Ortodontik tedavi ile birlikte cerrahi tedavi

 

Çenelerin aşırı ya da yetersiz gelişimine bağlı problemler, büyüme gelişim döneminde tedavi edilmemiş ise, ya da aşırı şiddetli iskeletsel anomaliye sahipse ortodontik tedavi ile birlikte cerrahi tedavi uygulanır. Bu tedavi sırasında ortodontist ve cerrah birlikte hareket ederek tedaviyi ve cerrahiyi planlar.

 

Ortognatik Cerrahi Tedavinin Aşamaları

 

1) Cerrahi öncesi ortodontik tedavi: Alt ve üst dişlerin sıralanması ve dekompazasyon tedavisini içeren bu dönem bir, bir buçuk yıl civarında sürer. Cerrahi planlama ve ameliyat sırasında kullanılacak olan plak hazırlanır.

2) Cerrahi: Cerrahi operasyon; genel anestezi altında, yapılan planlama doğrultusunda cerrahi ekip tarafından gerçekleştirilir. Operasyon ortalama 3-5 saat sürer.

3) Cerrahi sonrası ortodontik tedavi: Cerrahi sonrası ufak düzeltmelerin yapıldığı bu dönem 6-12 ay sürmektedir. Bu dönemin sonunda braketler çıkarılarak pekiştirme tedavisine geçilir.

 

Ortodontide minivida uygulamaları

 

Özellikle ağız dışı apareylerin kullanımında hasta işbirliğinin gerekmesi, ortodontistleri hasta kooperasyonu gerektirmeyen, devamlı ankraj kontrolü sağlayarak tedavi süresini kısaltan tedavi yöntemleri arayışına sokmuştur. Çalışmalar sonucunda da kemik içi vida ve mini plakların kullanımı gündeme gelmiştir.

 

MİNİ VİDA

 

Ortodontik kullanıma uygun olarak üretilmiş birçok vida markası ve çeşidi mevcuttur.

 

Ortodontik amaçla kullanılan mini vidaların avantajları

 

1)Ağız içine yerleştirilmesi kolaydır

2)Tedavi sonunda kolayca sökülebilir

3)Boyutları küçüktür, birçok alana uygulanabilir

4)Yerleştirildikten sonra kısa sürede kuvvet uygulanabilir

5)Fiyatları uygundur.

Elde edilmek istenen diş hareketine göre vidalar çeşitli bölgelere yerleştirilebilirler. Damağın ortasına, üst çene kemiğine, alt çenenin oblik kenarına ve en sık olarak da iki diş arasındaki kemik bölmesine uygulanırlar.

Vidaların klinik olarak uygulanması basittir. Vidanın yerleştirileceği bölgenin sadece dişetini hissizleştirecek şekilde anestezi uygulamasının ardından özel driver vasıtasıyla vidalar uygun eğimde yerleştirilir.

Vidanın uygun yerleştirilip yerleştirilmediği periapikal röntgen vasıtasıyla kontrol edilir.

Vidalar sayesinde, her türlü diş hareketinin gerçekleştirilmesi daha kolay ve daha kısa sürede gerçekleştirilmektedir.

 

MİNİ PLAK

 

Mini plakların vidalara üstünlüğü ağır kuvvetlerle yüklenebilmeleridir ancak son zamanlarda vidaların özelliklerinin geliştirilmesi ve daha ağır kuvvetlerle yüklenebilmeleri ile birlikte eski popülerliği kalmamıştır. Ayrıca mini plaklar her bölgeye yerleştirilememektedir. Fiyatları da mini vidalara nazaran daha pahalıdır.

Özellikle açık kapanış tedavisinde azı dişlerinin gömülmesini gerektiren olgularda tercih edilmektedir.

Ortodontik tedavide dikkat edilmesi gereken noktalar

Ortodontik tedavi süresince braketlerin ve tellerin zarar görmemesi için yeme içme alışkanlıklarına dikkat edilmelidir. Özellikle;

Sert ve kabuklu yiyeceklerin tüketimine dikkat edilmelidir.

Sert sebze ve meyveler bütün halinde ısırılarak değil, küçük parçalara bölünerek ya da rendelenerek tüketilmelidir.

Çekirdekli meyvelerin, zeytinin vs. çekirdekleri çıkartıldıktan sonra ağıza atılmalıdır.

Kola, gazoz vs. gibi asitli içeceklerin tüketilmesinden kaçınılmalıdır. Çok arzu edildiğinde pipetle tüketilmelidir.

Sakız, lokum vs. gibi yapışkan gıdalardan kaçınılmalıdır.

Tedavi öncesinde ve sırasında diş temizliğine çok dikkat edilmelidir. Özelikle braketlerin besin birikimine neden olan çıkıntılarının bulunması hijyen alışkanlıklarının çok iyi olmasını gerektirmektedir.  Böylelikle başarılı bir tedavi ardından dişler ve dişetleri de korunmuş olur. Braket aralarının daha iyi temizlenebilmesi için ara yüz fırçalarının kullanımı uygun olmaktadır.

Hekim tarafından verilen ağız içi apareyler ve ağız dışı aygıtların tarif edildiği şekilde uygulanması gerekir.

Ayrıca apareylerin ağız dışında kaldıkları süre boyunca korunması, saklanması ve temizliğine dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

Temporomandibular eklem

 

Çene eklemi, yani temporomandibular eklem, kas, lif, disk ve kemiklerden oluşan karmaşık bir yapıdır. Bu eklemin içinde eklemi yerinde tutan kaslar, lifler, ligamanlar, kollajen yapılı bir eklem diski (kıkırdak), damar ve sinir paketi ve eklem sıvısı (Sinovial sıvı) bulunur. Anatomik anlamda oldukça karışık olan bu yapı aynı zamanda fonksiyonel olarak da çok boyutlu hareketler yapması itibariyle diğer eklemlerden ayrılır. Vücuttaki çoğu eklem 2 boyutlu hareketler yapmaktadır. Çene eklemi ise öne arkaya ve yana olmak üzere 3 boyutta hareket eder. Aynı zamanda konuşma, çiğneme, yutma gibi ana fonksiyonlarının yanında uyku dahil devamlı çene hareketi olur.

Çene eklemi hastalıkları, bu anatomik yapıların uyumlu çalışmasını engelleyen etkenlerden kaynaklanır. Bunlar geçici ya da uzun vadeli olabilir. Çene eklemi rahatsızlığının muhtemel sebepleri arasında trafik kazaları sırasında baş boyun bölgesine gelen travma, diş sıkma alışkanlığı, vücudun genelini etkileyen romatoidartirit, akut stres hallerinde diş gıcırdatma veya sıkmaya bağlı gelişen kas spazmları, ortodontik anomalilerden açık kapanış, temporomandibüler eklem artiriti ve tümörleri gösterilebilir. Sıklıkla çene eklemi rahatsızlığı meydana geldiğinde, bir an için çene yerinden fırlayacakmış ya da kilitlenecekmiş gibi olur. Bazı durumlarda yemek yerken, konuşurken ya da dinlenme halinde ağrı oluşur, ağız çok geniş açılamayabilir, bazen de eklemlerden ses gelir. Bu rahatsızlık 20-30 yaş arasında bayan hastalarda daha fazla görülmektedir.

Eklemle ilgili rahatsızlıkların en sık görüleni,travmalar, aşırı kuvvetler sonucu eklem ligamanlarının uzamasına bağlı olarak oluşan disk deplasmanlarıdır. Çiğneme hareketi sırasında eklem diskinin yer değiştirmesi sırasında da 'clicking' ve 'pop' denen sesler ortaya çıkar. Bu sesler, eklem hastalığınınönemli belirtilerindendir.

 

Çene eklemi hastalıklarının diğer belirtileri şunlardır:

 

1- Ağız açmada kısıtlılık,

2- Kulağa, yüze, dişlere, gözlere yansıyan ağrı,

3- Çiğneme kaslarında ağrı,

4- Yüzde asimetri,

5- Çenenin açık olarak takılı kalması,

6- Kulağa, yüze, dişlere, gözlere yansıyan ağrı,

Eklem hastalıkları basit eklem sesleri ve kas ağrıları ile başlar ve önlem alınmazsa ağız açmada kısıtlılık ve çene kilitlenmesine kadar gidebilir. Eklem hastalığının tedavisinde yöntem, tüm hastalıklarda olduğu gibi öncelikle etkenin ortadan kaldırılmasıdır. Yapılan tetkikler sonucunda eklem ağrılarının ortodontik bozukluklardan kaynaklandığı tespit edilmişse, eklem splinti, analjezik, antienflamatuar ve antispazmik ilaç tedavisi sonrası ortodontik tedaviyle kapanış bozukluğunun düzeltilmesi önerilir.Bu anlamda eksik ve hatalı dişler düzeltilir, kapanış sorunları ortodontik olarak çözülür, kassal sorunlar gerektiğinde bir fizik tedavi uzmanı yardımıyla ortadan kaldırılır.Ekleme yönelik yapılan en sık uygulama, dişsel ve kassal ilişkiyi düzeltmeye yarayacak olan gece plağı uygulamasıdır. Yapılacak bu plakla dişlerdeki erken temaslar düzeltilir ve kasların kasılma paterni değiştirilir. Hastanın rahatlaması sağlandıktan sonra gerekli dolgu, protez ve ortodonti uygulamalarıyla eklem sorununun sebebi ortadan kaldırılır. Ancak ağrıların kaynağı bölgeyi tutan artirit ya da tümörse, o zaman cerrahi müdahale gerekebilir.Eklem rahatsızlığının en uç tedavisi çene eklemine yönelik cerrahi müdahaledir. Çene açıklığının kısıtlandığı durumlarda hastaların beslenmesi ve konuşması oldukça zordur. Bu durumda eklem başı ameliyatla yerinden çıkartılır.

 

Ortodontik tedavi (tel tedavisi) hangi yaşlarda yapılır? Dişler her yaşta düzelir mi?

 

Çenelerin konumundan kaynaklanan bozukluklar (ortopedik bozukluk) büyüme gelişim döneminde tedavi edilirken, çenelerin normal olduğu sadece diş diziliminden kaynaklanan bozukluklar her yaşta tedavi edilebilir. Ortognatik cerrahi tedavi ise 18 yaşından sonra yapılır.

 

Çocuğumu kaç yaşında ortodontik muayeneye getirmeliyim?

 

Çocuğun ilk ortodontik muayenesinin 7-8 yaşlarında, alt ve üst ön dişler sürdükten sonra yapılmasında fayda vardır. Bu dönemde çenelerin gelişimi ve sürecek daimi dişler ile ilgili problemler fark edilebilir. Yapılacak erken bir teşhis ile ileride tedavi edilmesi daha zor olan iskeletsel bozukluklar kolayca tedavi edilebilir, diş çekimini gerektirecek durumlar önlenebilir. Ayrıca tedavi süresi de kısaltılıp tedavi maliyeti düşürülebilir.

 

Ortodontiste ilk gelişte ne olacak?

 

İlk randevuda tedavi süreci hakkında bilgiler verilir ve röntgen ve alçı modeller alınarak tedavi planlaması yapılmak üzere saklanır. Ortodonti ekibi tarafından tedavi planı yapıldıktan sonra hastalara randevu verilerek ortodontik tedavi yapılır. 

 

Hangi sıklıkla randevulara geleceğim?

 

Randevular hastanın durumuna göre düzenlenmektedir. Sabit ortodontik tedavi gören hastalarda 4-6 hafta arasında değişmektedir. Daha sık kontrol gerektiren özel durumlarda ise randevular buna uygun olarak verilir. Seanslara daha sık gelip gitmekle tedavi süresi kısalmaz. Aksine bu durum dişlerinize zarar verir ve tedaviyi uzatabilir.

 

Diş çekimi gerekli mi?

 

Ortodontik tedavi amacı ile diş çekilmesi hastalar tarafından tercih edilmeyen bir durumdur. Diş çekimine karar vermede, alt ve üst çenedeki çapraşıklık miktarı, alt ve üst çenenin büyüme şekli ve hastanın yüz profili gibi kriterler esas alınır. Elde edilen sonucun daha stabil olacağı, başarılı bir ortodontik tedavi için diş çekimi gerekebilir. Diş çekimi ile kazanılan boşluklar, yamuk dişlerin düzeltilmesi için kullanılır. Tedavi sonunda ağızda her hangi bir boşluk kalmaz. Dünya genelinde ortodontik tedavi amaçlı çekim oranı % 35-40 arasında değişmektedir.

 

Görünmeyen teller var mı?

 

Son yıllarda metal braketlere göre daha az dikkat çeken diş renginde porselen braketlerin kullanımı artmıştır. Ayrıca dişlerin dile bakan yüzeylerine yerleştirilen braket sistemleri (lingual braket) geliştirilmiştir.

 

Ortodontik tedavinin süresi ne kadardır?

 

Ortodontik bozukluğun şiddetine, hastanın yaşı ve uyumuna bağlı olarak 6 ay ile 3 yıl arasında (ort 1,5 - 2 yıl) değişebilir.

 

Dişler neden çapraşık çıkar?

 

Ortodontik bozuklukların oluşumunda genetik ve çevresel faktörlerin etkisi vardır. Annesinden küçük çeneyi, babasından iri dişleri alan bir çocukta dişler çapraşık çıkabilir (genetik faktörler) veya erken süt dişi kaybına bağlı olarak alttan gelecek daimi dişlerin yerlerinin korunamaması sonucu dişler çapraşık çıkabilir. Parmak emme gibi kötü alışkanlıklardan da kaynaklanabilir. (çevresel faktörler).

 

Süt dişlerinin korunması önemli midir? Nasıl olsa yerine yenisi gelmeyecek mi?

 

Toplum içinde süt dişleriyle ilgili sıklıkla rastlanan yanlış inanç, süt dişlerinin gelip geçici olduğu ve fırçalanmalarının çok önemli olmadığıdır. Süt dişlerinin en önemli faydası, çene-yüz iskelet sisteminin gelişimine katkıda bulunmasıdır. Süt dişlerinin erken kaybında hem çene kemikleri gereken genişlemeyi sağlayamaz hem de sürmekte olan daimi dişlere rehberlik edemez. Bu açıdan da süt dişlenmenin korunması, daimi dişlerin sağlığı açısından çok önemlidir.

 

Beslenme ile diş ve çene bozuklukları arasında bir ilişki var mı?

 

Özellikle fazla şekerli yiyeceklerle beslenme, ortodontik bozukluklara neden olmaktadır. Fazla şekerli beslenme sonucu diş çürüğü oluşur. Çürük nedeniyle diş kayıpları(çekim) olduğunda, çekim boşluğuna komşu dişlerin hareketi sonucu ortodontik bozukluklar oluşur. Ayrıca Proteinler, D, A, B1, B2 vitaminleri ve Kalsiyum eksikliğinin, diş ve çene bozuklukları oluşumunu kolaylaştırdığı yönünde araştırmalar vardır.

 

Kapanış bozukluğu olduğu nasıl anlaşılır?

 

Dişler kapatıldığında üst-alt yönde açıklık varsa, üst çene alttan daha darsa, dişler arasında boşluklar varsa, alt ya da üst çene diğerinden çok fazla önde ya da arkadaysa ortodonti uzmanı tarafından muayene olmanız gerekmektedir.

 

Erişkinler ortodontik tedavi görebilir mi?

 

Ortodontik tedavi her yaşta yapılabilir. Her yaşa göre uygulanabilen tedavi yöntemleri ve tedavi hedefleri vardır.

 

Ortognatik cerrahi nedir?

 

Bazı iskeletsel uyumsuzlukların tedavisinde, eğer alt ve üst çene çok önde, geride ya da yanda konumlanmışsa tek başına ortodontik tedavi yetersiz kalabilir. Böyle durumlarda ihtiyaç duyulan düzeltimin sağlanması için ortodontik tedavinin bir parçası olarak çenelere cerrahi uygulanması gerekebilir. Cerrahi sonrasında çok kısa sürede elde edilen estetik sonuç başarılı olmakta ve günümüzde ortognatik cerrahi tedavi gittikçe yaygınlaşmaktadır.

 

Teller takılırken/çıkartılırken ağrı yapar mı?

 

Tellerin takılıp çıkarılması sırasında hastalara ağrı verecek bir durum söz konusu değildir. Diş telleri, tedavinin ilk bir kaç günü yanaklara ve diş etlerine rahatsızlık verebilir ve hafif ağrıya sebep olabilir. Ancak ağrı kesici kullanımına pek gerek duyulmamaktadır. 1 hafta içerisinde bütün şikayetler ortadan kalkar.

 

Teller konuşmayı etkiler mi?

 

Teller genelde konuşmayı etkilemez. Dilin hareket sınırları içerisinde kullanılan bazı teller (dil önleyici, nance gibi) takıldıktan sonraki ilk günlerde konuşmayı olumsuz etkileyebilir. Fakat dilin bölgeye tekrar uyum sağlamasıyla bu durum ortadan kalkar.

 

Ortodontik tedavi sırasında dişlerin sallanması normal midir ?

 

Ortodontik tedavi sırasında dişlerin hareket edebilmeleri için etraflarındaki kemiğin hareket yönünde yıkımı gereklidir. Bu nedenle, dişlerin sallanması normaldir.

 

Tellerin takılması ne kadar sürer?

 

Tellerin takılma işlemi vakaya bağlı olarak 45 dk.-2 saat arasında değişir.

 

Tedavi sırasında nelere dikkat edilmeli?

 

Dişlerinize teller takıldıktan sonra, dikkat etmeniz gereken en önemli şey ağız temizliği ve yenilen gıdalara özen gösterilmesidir. Dişlerin çapraşık olduğu ağızlarda, düzgün dişli ağızlara göre besinler çok daha fazla birikmektedir. Çapraşık dişler üzerine, birçok girinti ve çıkıntıya sahip tellerin de yapıştırılmasıyla, aşırı bir besin birikimi olmaktadır. Bu besin artıklarının bakteriler tarafından parçalanmasıyla oluşan asitler, hem diş çürükleri ve dişeti hastalıkları(dişeti iltihabi) için uygun bir ortam oluşturmakta hem de dişler üzerine yapıştırılan tellerin(braket) kopmasına neden olmaktadır. Bu yüzden ağız temizliği gerektiği gibi yapılmalı, şekerli, asitli, yapışkan ve sert gıdalardan kaçınılmalıdır.

 

Teller dişleri çürütür mü?

 

Tellerin direkt olarak diş çürütücü bir etkisi yoktur. Sadece besin birikimini artırdıklarından dişler yeteri kadar fırçalanmadığında çürük oluşumu için uygun bir ortam oluştururlar. Bu yüzden her öğünden sonra dişler fırçalanmalıdır.

 

Tellerin diş etlerine zararı var mı? Teller ağız kokusu yapar mı?

 

Tellerin direkt olarak diş etleri üzerine bir zararı yoktur. Besin birikimini artırdıkları için dişler iyi fırçalanmadığında diş ve dişeti hastalıkları için uygun bir ortam oluştururlar. Ağız kokusunun birçok nedeni vardır. Genel sağlığınızı ilgilendiren bir hastalık(seker has. gibi) ağız kokusuna neden olabilir veya dişler iyi fırçalanmadığında oluşan diş ve dişeti hastalıkları ağız kokusu yapabilir.

 

Ortodontik tedavi yapılmazsa neler olabilir?

 

Çapraşık dişlerin temizlenmesi zor olduğundan diş çürüğü, diş eti iltihabi ve diş eti çekilmesi gibi durumlar daha kolay oluşacaktır. Çenelerin kapanış bozuklukları, çiğneme bozukluklarına neden olarak dişlerde aşınmalara ve eklem problemlerine yol açabilir. Ayrıca ortodontik bozukluklar bireyin kendine olan güvenini azaltarak psikososyal gelişimini olumsuz etkileyebilir.

 

Tellerin sağlığa zararı var mı?

 

Metale karşı alerjiniz yoksa endişelenmenizi gerektirecek bir durum yoktur. Çünkü ortodontide kullanılan bütün metaller hastaların sağlığı düşünülerek üretilmiştir.

 

Teller spor yapmama engel olur mu?

 

Ortodontik yay(facebow) veya yüz maskesi(face mask) kullanıyorsanız spor yapmanız zor olacaktır.  Ağız dışı apareylerin spor sırasında çıkarılması önerilir. Braketler ise spor yapmak için engel değildir. Ancak her hangi bir çarpma sırasında oluşabilecek yaralanmaların önlenmesi için koruyucu kullanılabilir.

 

Teller çıktıktan sonra dişlerde leke kalır mı?

 

Tedavi boyunca dişlerinizi düzenli olarak fırçalarsanız, ağız bakımınız iyi olursa hiçbir leke kalmayacaktır.  

 

Tedavi bittikten sonra dişler tekrar bozulur mu?

 

Teller çıkarıldıktan sonra dişler eski pozisyonlarına dönmek isterler. Dişleri mevcut pozisyonlarında tutmak için sabit ya da hareketli pekiştirme apareyleri kullanılır. Bu apareyler önerilen sürelerde kullanılmazsa dişler tekrar bozulabilir.

 

 Retansiyon apareyi kullanılmazsa ne olur?

 

Dişler tedavinin başındaki konumlarına geri döner. Ortodontik tedaviye tekrar başlanması gerekebilir.

 

 Ordontik tedavi döneminde ağız bakımı:

 

Video:www.youtube.com/watch

 

Tüm Hakkı Saklıdır © 2019 - Bu sitede kullanılan tüm içeriklerin telif hakları "Ayşe Naime (Kor) Altuntaş'a" aittir.

‘Bu web sitesinin içeriği, kullanıcıyı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır, hiçbir ticari amaç taşımaz. Bu sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu web sitesinin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.’