Ayşe Naime (Kor) Altuntaş
TEDAVİLER
 
 
 
Dolgular

Dolgular

 

Diş sert dokusunda çürük ya da başka sebeplerle meydana gelen madde kayıpları yapay dolgu malzemeleri ile onarılabilirler. Dişteki madde kaybının yeri ve yapısına göre tercih edilen çeşitli dolgu malzemeleri vardır. 

Kompozit (estetik) dolgular, kompomerler, amalgamlar, porselen inley ve onley yapılar en sık kullandığımız modern diş dolgu malzemeleridir.

Eğer dişte; çürüğün yanı sıra sıcağa veya çiğneme basıncına hassasiyet veya spontan ağrı var ise yahut diş pulpasında nekroz geliştiyse kanal tedavisini takiben dolgu yapılarak tedavi tamamlanır. (bkz. Kanal tedavisi) 

 

Çürüklerin nedenleri:

 

Ağızda bulunan şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından bakterilerin de yardımıyla asit oluşur. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve diş çürüğünün başlamasına neden olur.

 

Beslenmelerinde karbonhidratlı ve şekerli yiyeceklerin oranı yüksek olanlar daha fazla çürük tehlikesi altındadırlar.

 

Bakteri plağı tarafından oluşturulan asite karşı, tükürüğün sağladığı doğal savunma mekanizması çürüğü önlemede her zaman yeterli olamaz. Tükürük akışını ve miktarını azaltan hastalıklar ya da ilaçlar da çürük oluşumunu hızlandırmaktadırlar. Bu nedenle de diş hekimleri tükürük akışını arttırdığı için şekersiz sakızları sıklıkla önerirler.


 Kırık veya çürümüş dişler neden restore edilmelidir?

 

♦ Dişler, çürük veya kırılma nedeniyle dış etkilere açık hale gelen bölümünün korunması amacıyla restore edilir.

♦ Yapılan tedavi ile, çürüğün daha fazla yayılması ve dişin kaybına neden olması önlenmiş olur.

♦ Restorasyon, dişin normal yeme ve ısırma işlevinin devamını sağlar.

♦ Dişlere yapılan restorasyonlar zaman zaman estetiği de desteklemelidir yani restorasyon dişin ve yüzün görünümünü eski haline getirmeli veya daha güzel bir görüntüye kavuşturmalıdır.

 

Dişimizin çürüdüğünü nasıl anlarız?          

 

Diş yüzeyinde kahverengi çizgi ve lekelerin olması.

Ara yüzlerde gelişen çürüklerde (oyuklarda) gri-şeffaf görüntü oluşması ve araya lifli gıdaların sıkışıp kalması.

İlerlemiş çürüklerde ise soğuk ve şekerli besinlerde hassasiyet oluşması temel belirtilerdir.

 

 

 

 

 

A. Arayüzeyinden çürümüş azı dişinin görünüşü

B. Diş çürüğünün radyografide görüntüsü

C. Çiğneme yüzeyinden girilerek çürüğe ulaşılmış

D. Çürükten arındırıldıktan sonra kalan sağlıklı diş dokusu

 

 

Amalgam Dolgular

 

Amalgam nedir?

 

Amalgam dolgular gümüş dolgular olarak da tanımlanır. Amalgam; gümüş, kalay ve bakır alaşımının, cıva ile karıştırılması ile elde edilir. Karışımın % 45-50`sini oluşturan civa, metalleri birbirine bağlayarak dayanıklı bir dolgu malzemesi elde etmemizi sağlar. 150 yıldan beri geliştirilerek kullanılmakta olan amalgam dolgular, çok sayıda dişin korunarak uzun yıllar ağızda kalmasına hizmet etmiştir.

 

Amalgamdaki civa zararlı mıdır?

 

Amalgam dolgudaki civa zehirli değildir. Civa diğer metallerle birleştiğinde kimyasal yapısı değişir ve zararsız hale geçer. Çiğneme ve öğütme sonucunda ağızda açığa çıkan civa miktarı su, hava ve yiyeceklerde alınan miktardan çok daha küçüktür. Amalgam dolgular ağızda çiğneme basıncı altında çok uzun yıllar kullanılmalarına rağmen yapılarında aşınma veya eksilme sözkonusu olmaz.  Bütün bilimsel araştırmalarda amalgam içindeki civanın zararsız olduğu sonucuna varılmıştır. Amalgamlar söküldüğünde civanın sebep olduğu düşünülen bazı hastalıkların iyileştiği iddiası hiçbir bilimsel temele dayanmamaktadır.

 

Dişhekimleri amalgamı niçin tercih ederler?

 

Amalgam hala en zararsız, en uzun ömürlü ve en ucuz dolgu maddesidir. Yılda, bir milyardan fazla amalgam dolgu yapıldığı hesaplanmıştır. Diğer dolgu maddelerine oranla çok daha kısa zamanda ve kolay uygulanabilirler. Porselen, altın ve beyaz dolgular gibi dolgu malzemeleri hem daha pahalıdırlar hem de daha çok zaman ve dikkat isterler. Ayrıca altının dışındakiler amalgam kadar uzun ömürlü değildir. Amalgam ancak civaya allerjisi kesin olarak tespit edilenlerde kullanılmamalıdır ki, bu da yüzde birden çok daha düşük bir olasılıktır. Gerekmediğinde amalgam dolgular sökülmemelidir. Çünkü hem gereksiz masraf getirmekte hem de dişe zarar verme ihtimalini arttırmaktadır.

 

Amalgam restorasyon sonrası hastaya uyarılar!

 

Uygulamanın yapıldığı tarafın iki saat kullanılmaması ve takip eden 24 saat içinde de dikkatli olunarak çok sert şeylerin o bölgede çiğnememesi şarttır . 24 saat geçtikten sonra polisaj (cila) işlemi yapılmalıdır.Bu uygulama, hem amalgamın metalik özelliklerini iyileştirme hem de kullanım sonrası restorasyonun anatomik ve fonksiyonel olarak tekrar gözden geçirilme olanağını sağlayacaktır.

Amalgam dolgulardan sonra kısa süreli bir sıcak-soğuk duyarlılığı olabilmekte ve bu zamanla kaybolmaktadır.Ancak ender olsa da bazı kişilerde ağızda çeşitli metaller bulunduğunda ya da çatal gibi başka bir metal girdiğinde elektriklenmeden doğan hassasiyetler olabilmektedir.Geçmeyen duyarlılıklarda duyarlılığın yalnızca bu sebebten olduğuna emin olduktan sonra restorasyonu metal olmayan bir dolgu maddesi ile değiştiımek çözüm olabilir.

 

 

Diş yüzeyinde çürüğün başladığı bölgeler:

 

 

 

 

 

 

Kompozit Dolgular (Estetik dolgular - Işıkla sertleşen dolgular)

 

Kompozit Reçine nedir?

 

İçinde silikon dioksit parçacıkları olan bir plastik karışımdır. Diş renginde olduğu için beyaz dolgu olarak tanımlanırlar. 1960`larda yalnızca ön dişlerde kullanıldıkları halde materyalin ileri derecede geliştirilmesiyle çiğneme basınçlarına ve aşınmaya dayanıklı bir dolgu maddesi olarak arka dişlerde de başarıyla uygulanabilmektedirler.

 

Kompozit dolgular nasıl yapılır?

 

Kompozit dolgular, çürükten arındırılan dişteki oyuğa (hazırlanan kaviteye) tabaka tabaka yerleştirilir ve her tabaka halojen veya LED ışık ile sertleştirilir. Bütün bu işlemler amalgam dolgu işleminden daha uzun sürer. Ancak amalgamın en az iki katı kadar daha pahalıdır. Kompozit dolguların ağızda kalma süresi asgari 7-10 yıldır ki bu süre amalgamın ömrüne yakındır. Ancak çok büyük dolgularda durum amalgamın lehinedir.

 

Avantaj ve dezavantajlar:

 

Bu dolguların en büyük avantajları estetik olmalarıdır. Ayrıca bu dolgular dişlere iyice bağlandığı için diş dokularını destekler, kırılmaları ve sıcaklık geçmesini engeller. Kompozitler, yalnızca çürükleri restore etmek için değil, dişlerin rengini ve biçimini değişitirerek kozmetik etkileri için de kullanılabilmektedirler. (Kompozit Laminalar, Bonding)

En önemli dezavantajı bazen işlem sonrası duyarlılıkların olmasıdır. Dolguların renkleri, kahve, çay gibi boyayıcı yiyeceklerle de yıllar içinde hafifçe değişebilmektedir.

Kompozitlerde artık aynı seansda polisaj işlemi yapılabilmektedir.Ancak çok büyük restorasyonlar ya da çok diş için yapılan seri restorasyonlarda birkaç gün sonra kontrol randevusu ile varsa gerekli düzeltmeleri yapmak hem estetik hem fonksiyon açısından çok daha iyi olacaktır.

Bu mateyallerle ön dişlerde çok büyük kayıplar restore edilebilmektedir ancak bu kadar büyük dolguların ömrünün uzun olması için ısırmada dikkatli davranılması gerekir. Özellikle ön bölgede yapılan uygulamalarda boyayabilen yiyecek ve içecekler dolguların renklerini yıllar içerisinde biraz değiştirebilir.

Dişlerin ön yüzeylerinde kompozit restorasyonu olan kimseler yumuşak kıllı diş fırçaları kullanmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İnley ve Onley Dolgular



Dolguyu destekleyecek yeterli miktarda diş yapısı bulunmadığında ve diş kuron ile kaplanacak derecede zarar görmemiş ise inley veya onley ile restore edilebilir. Onleyler inleylere kıyasla daha fazla miktarda madde kaybı olduğunda uygulanırlar. İnleyler dişlerin çiğneme yüzeylerinde bulunan tüberküller arasında yer alırlar. Onleyler ise, bir ya da daha fazla tüberkülü de kapsayacak şekilde yapılırlar. İlk seansta çürük diş dokusu temizlenerek diş ve çevre dokuların ölçüsü alınır. Diş geçici dolgu materyali ile kapatılır. İkinci seansta ise, diş prova edilerek özel bir yapıştırıcı ile yapıştırılır. Kapanış ayarlanarak cila yapılır.

             

 

              

 

 

 

 

 

                         

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

  

Tüm Hakkı Saklıdır © 2019 - Bu sitede kullanılan tüm içeriklerin telif hakları "Ayşe Naime (Kor) Altuntaş'a" aittir.

‘Bu web sitesinin içeriği, kullanıcıyı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır, hiçbir ticari amaç taşımaz. Bu sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu web sitesinin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir.’